12 Eylül 2007 Çarşamba

ÖSS HAZIRLANAN VELİNİN MOTİVASYON DERDİ!

ÖSS HAZIRLANAN VELİNİN MOTİVASYON DERDİ!

Motivasyon insanları belirli faaliyetleri yapmaya yönelten, enerji veren, insanların içinde oluşan fizyolojik, duyuşsal ve bilişsel boyutları olan bir güdülenme durumudur. Motivasyon olmadan değişim olmaz, hareket olmaz, en önemlisi motivasyon olmadan ; istenen sonuçlara ulaşılmaz. Amaçlar, motivasyon için temel oluşturur ve davranışı yönlendirir. Bunun için , çalışmayı sağlayabilecek bir amaç edinilmelidir, belirlenen hedef kişiyi çalışmaya yönlendirecektir. Öğrenmek için her öğrenci öğrenme-öğretme sürecine istekli katılmak, öğrenmenin gerektirdiği ilkelere uymak, öğrenmesinden sorumluluk taşımak ve çalışmak zorundadır. Çalışmada dikkat edilmesi gereken en önemli faktör zamandır. İnsanlar bir kere vakti nasıl etkin bir şekilde kullanacaklarını öğrendiklerinde ; çoğunlukla kendilerini motive edebilmektedirler. Her gün yapılması gereken işlerin listelenmesi, hangisinin en önemli olduğuna karar verilmesi, sistemli bir şekilde belirli bir program dahilinde çalışılması kişinin motivasyonunu arttıracağı gibi kaygıyı da düşürecektir. ”zor iş , zamanında yapmamız gerekip de yapmadığımız kolay işlerin birikmesiyle oluşur.”Motive olmuş davranışla motive olmamış davranış arasında şu yönlerden farklılıklar bulunmaktadır:

1) İlgi duyma ve dikkat etmede süreklilik.
2) Davranışın yapılması için çaba göstermeye ve gerekli zamanı harcamaya isteklilik.
3) Konu üzerinde odaklaşma, kendini verme ve güçlüklerle karşılaşıldığında istenilen davranışı yapmaktan vazgeçme, sonuca gitmekte ısrarlı olma ve kararlılık.

Motivasyonu arttıracak bir diğer etmen pozitif düşünmedir. Kendine güvenen ve pozitif düşünen bireylerin bir iş karşısındaki motivasyonu yüksektir. Kendine güven ve pozitif düşünme öz saygıyla ilintilidir. Öz saygı mutlulukla hayattaki başarıyla ilgilidir. Bazı düşünürlere göre öz saygı tamamen aile sevgisiyle birlikte iyi bir eğitimin ürünüdür. Öz saygıya sahip olmak, çocuğun hem sevgi dolu hem de yetenekli olmasını sağlamaktadır. Çocuk,değerli olduğuna inanmalı, bir şeyler önermeli ve kendi kendisiyle , çevresiyle barışık olmalıdır. Çocuğun sevgiyi ve yeteneğini hissetme derecesi, gelecekteki yaşamında onu her alanda etkileyecektir. Aynı zamanda da, çocuğun yaratıcılık yeteneğini , diğerleriyle ilişkisini ve başarılı olmasını belirlemede önemli bir faktör olmaktadır. Anne-babalar, çocuğun öz saygısının ilk temelini oluştururlar. İnsanlar kendilerini iyi hissettikleri zaman onları motive etmek daha kolaydır.

Zorlamak mı? Yönlendirmek mi?

Öğretmen veya anne- baba zorlamak yerine sevk etmeye çalıştığında motivasyon çok daha etkin olarak gerçekleşir. Zorlamak hiçbir zaman iyi bir yöntem değildir. Her zaman tatlı dille ikna etmek çok daha iyidir. Rica, emirden daha üstündür. Anne babalar ve öğretmenler çocuklar üzerinde zorlama yaklaşımının fazla işe yaramadığını bilirler. Onları bir yöne doğru zorlarsanız , diğer tarafa doğru yönelirler. Unutulmamalıdır ki zorlama doğru davranış değil her zaman geçerli olan yalnızca iknadır....Çocuğun kendini sevgi dolu ve yetenekli hissetmesi için aileler neler yapabilir?İşte burada öz saygıyı geliştirecek 20 yol bulunmaktadır.

Şartsız Sevgi Göstermek

Her ne yaparsa yapsın ona değer verdiğinizi ve kabul ettiğinizi bilmesini sağlayın. Mesajlarınız “Seni seviyorum- odanın kirli olmasına rağmen, kız kardeşin kadar atletik olmamana rağmen, notların çok iyi olmamasına rağmen,yaptıklarından hoşlanmamama rağmen- hala seni seviyorum “ olmalıdır. Çocuğunuzun yanlış bir davranışını düzeltmek için, doğru yaptığı bir şeyi göstererek işe başlayabilirsiniz. Örneğin, odası karışıksa ve sadece yatağını toplamışsa ona “Gerçekten yatağını topladığına çok sevindim. Şimdi senden istediğim şey masanı temizlemen” diye ifade edin.

Sinirli Olmanızdan Sorumlu Olduğunu Belirtmek

Dershaneye gitmediğini ve sürekli devamsızlık yaptığını öğrendiniz. Onun böyle bir hareketinde sinirinizi ona nasıl aktarırsınız? Prof. Dr. Thomas Gordon ‘un önerdiği en basit mesaj “ Ben “ mesajıdır. Sen kötü bir evlatsın ya da “ Sen aptalsın “ yerine , “ Sen böyle yaptığında , ben ......../......... hissediyorum”, “Sen derslerini aksattığında kendimi çok kötü hissediyorum, hayatınla ilgili böyle bir sorumluluğu üstlenmemen ve ciddiye almaman senin zararına olacak.” Diyebilirsiniz. Buradaki mesaj, duygularınızın onun gençlik dünyasına değil onun belirli davranışlarına yönelik olduğudur.

Açık İsteklerde Bulunmak

Çocuğunuzun ondan ne istediğinizi bilmesini sağlayın. İstekleri ona açıkça belirtmek, ondan ne istediğinizi anlamasını kolaylaştırmaktır.

Dinlemeyi Öğrenmek

Çocukların duyguları, gözlemleri ve algıladıkları dinlemeye değerdir ve böyle yapmak onların özsaygılarını artırmaktadır. Size bir şeyler söylemek istediğinde, ona zaman ayırmalısınız eğer o anda ona zaman ayıramayacaksanız uygun olmadığınızı ve ne zaman uygun olacağınızı söyleyin.

Çocuğun Duygularını Ciddiye Almak.

Çocuğunuzun negatif duygularını , korkularını onları reddetmektense ciddiye alın ve onları yenmesine kendi çözümlerini bulmasına izin verin.

Çocuğun Varlığını Kabul Etmek

Annelerin bazen söyledikleri “ keşke çocuk doğurmasaydım , saçımı süpürge ettim kıymetim bilinmiyor” diye ifade etmelerinin yanlış olduğu , bu mesajı sık sık duyan çocukların istenmediği ve kendisine değer verilmediği duygusuna kapılacakları uzmanlar tarafından hatırlatılır.

Değerlendirecek Günlük Bir Şeyler Bulmak

Çocuklarınızın yaptıkları , her gün yapılan sıradan bir şey bile olsa , değerini attıran yaptıklarının onaylanmasıdır. Onlar kötü bir şey yaptıklarında ilgi çekmek , iyi bir şey yaptıklarında ise onaylanmak isterler. Çocukların sevgi ve yeteneklerini onlara hatırlatan bazı etkinlikleri şöyle sıralayabiliriz.

• Disiplin içermeyen tüm ailecek yenecek olan akşam yemeği. Herkes o gün birbiriyle başardığı , öğrendiği veya hissettikleri güzel şeyleri paylaşabilir.

• Yemek sırasında herkes birbiriyle ilgilenebilir ve diğerine onun nesini sevdiğini, takdir ettiğini, hoşlandığını söyleyebilir.
“Senin yeni öğrendiğin şarkıyı çok seviyorum”,
“ Bu sabah söylediklerin beni çok etkiledi”

Çocukla Yalnız Vakit Geçirmek

Ailelerin çoğunun zamanı sınırlıdır, oysaki beraber zaman geçirmek çok önemlidir. Bir Pazar sabahı dışarıda kahvaltı edilebilir veya yemekten sonra parkta küçük bir yürüyüş yapılabilir.

Çocuğunuzun Bazı Şeyleri Kendisinin Yapmasına İzin Vermek

Aileler çoğunlukla çocukların yapmakta zorlandığı işleri üzerlerine alarak onlara yardımcı olduklarını düşünürler. Bu yardım, “Sen bunu yapamazsın. Sen yeterince iyi değilsin” mesajını verebilir ki bu da çocuğun kendine olan saygısını azaltır. Onlara problemleri çözmek için fırsatlar verilmelidir, yardım istediklerinde, ilk olarak , o işin üstesinden gelebileceklerine onları inandırarak cesaretlendirmek gerekir.

Çocuğunuzun Özel Eşyalarına Saygıda Bulunmak

Anne- babalar, sıklıkla çocukların odalarının kontrolünü elde tutarlar. Örneğin; odasının düzenine karışmak gibi.

Çocuğun Düşüncelerine Saygı Göstermek

Çocuğunuzun herhangi bir konuda düşüncesini sormanız, onun duygularının, algılayışının, gözlemlerinin değerli olduğunu düşünmesini sağlayacaktır. İşe giderken ne giyeceğinizi ya da öğle yemeğinde ne yiyebileceğinizi ona sorabilirsiniz. Tabii her zaman onunla aynı görüşte olmayabilirsiniz. Ama ona neden, onun görüşünden farklı bir karara vardığınızın sebeplerini açıklarsanız, düşüncelerinin tamamen faydasız olmadığını anlayabilecektir.

Çocuğun Yeteneklerini Kabul Etmek

Her yeni beceri ve başarı, onun yetenekli olduğu düşüncesini kuvvetlendirmektedir. Ne kadar küçük olursa olsun her başarısı kabul edilmeli ve ona başarılı olacağı şeyler bulunmalıdır.

Çocuğun Tercihlerine Saygı Göstermek

Çocuğun kendisine olan saygısını arttırmanın bir yolu da, onun tercihlerini ve duygularını kabul etmektir.

Çocuklara Önemli Olanın Vücutları Olmadığını Öğretmek

Ergenlik döneminde , yüzlerindeki sivilcelerden veya çillerden rahatsız olmaktadırlar . Ebeveynler onlara vücutlarının sadece bir görüntü olduğunu asıl önemli olanın kişilik olduğunu ve önemini anlatmalıdırlar.

Çocuk İçine Kapanıksa Yardım Etmek

Çocuklarınızın bazı bozuk ya da sözel olarak rahatsız edici davranışları onların kendilerine saygıları hakkında ciddi mesajlar verebilir. Böyle zamanlarda aileler, sevgiyi ve gerçekleri sunarak yardımcı olabilirler. Onları ciddi şekilde dinlemeli, ne demek istediklerini anlamalı ve sonra ne söylemek istediğinizi anlatmalısınız. Örneğin; çocuğunuz, “ Ben çok aptalım, hiçbir şeyi doğru yapamıyorum” dediğinde, “ Aptal olduğunu düşündüğünü biliyorum, ama seninle aynı görüşte değilim. Belki , bazı şeyleri öğrenmek için daha çok zamana ihtiyacın var, ama biliyorum ki, sen de yeteneklisin.

Sevgiyi Fiziksel Olarak İfade Etmek

Çocuklar sözel olmayan davranışlara karşı çok duyarlıdırlar. Onlara “ seni seviyorum” demekten çok sevgi, davranışlarla onları okşayarak belli edilmelidir.

Çocukla Göz Seviyesiyle Konuşmak

Her zaman onunla konuşurken , yanına çömelerek ya da onu sizin seviyenize çıkararak göz kontağı kurularak konuşulmalıdır. Bu daha yakın bir iletişim sağlayacaktır.

Çelişkili Mesajlar Vermekten Sakınmak

Çelişkili mesajlar, ebeveynlerin sözleriyle başka , davranışlarıyla başka bir şeyi ifade ettiğinde ortaya çıkar. Örneğin; ona, çok sinirli olarak yüzüne bakmadan “seni seviyorum” demeniz onu çelişkiye düşürebilir. Öncelikle dürüst olunmalıdır. Kızarken , kızgın olmadığınızı söylememelisiniz. Ona model olunmalı, ona söylediğinizi siz de yapmalısınız.”Sigara içmek zararlıdır “ deyip kendiniz sigara içerseniz bu size olan güvenini kıracaktır.

Duygularınızı Çocukla Paylaşmak

Anne babalarının anıları , eğlendikleri ve korktukları anları, nasıl karşılaştıklarını, çocukları olmasının nasıl bir şey olduğunu hikaye şekline getirdiklerinde anne ve babalarını daha yakından tanıyacaklardır. Aile hikayelerinin çocuklarla paylaşma, kendi kökleriyle gurur duymalarını sağlayacaktır.

Her Çocuğun Tek Olduğu Üzerinde Odaklanmak

Çocuklarda kendine saygıyı geliştirme, üstesinden gelinemeyecek bir iş değildir. İki önemli parçası olduğu –sevgiyi ve yeteneği hissetme- akıldan çıkarılmamalıdır. Ve tabii ki, her iki duyguyu besleyecek şekilde davranılmalı ve konuşulmaya çalışılmalıdır. Ebeveynlerin mükemmel olmadıkları ve en iyisini yapamadıkları zamanlar vardır. Fakat en önemlisinin, bir çocuğun sevgiyi düzenli aralıklarla alması olduğu unutulmamalıdır.

KAYNAKÇA

Sekman, Mümin “ Kesintisiz Öğrenme “ , Alfa Yayınları, 1989.
Yavuzer, Haluk “ Ana Baba ve Çocuk “ , Remzi Kitabevi, 1986.
Baltaş, Acar “ Üstün Başarı “, Sistem Yayıncılık, 1995.
Binbaşıoğlu, Cavit “ Eğitim Psikolojisi “, Binbaşıoğlu Yayınevi, 1978
Elmacıoğlu, Tuncer “ Başarıda Aile Faktörü “ , Hayat Yayınları, 1998
Fidan, Nurettin “ Okulda Öğrenme ve Öğretme” , Alkım Yayınevi
Gordan, Thomas “ E.A.E. ( Etkili Anne ve Baba Eğitimi ) , Sistem Yayıncılık ,1998.
Güney, Z “ Bir Grup Rehberliği Programının Öğrencilerin Mesleki Tercihlerine Etkisi, Doktora Tezi , Hacettepe Üniversitesi, 1991.
Kurt Hanks, “ İnsanlşarı Motive Etme Sanatı” , Alfa Yayınevi.
Öncü Hüseyin “ Grup danışmanlığının Lise Öğrencileri Mesleki Tercihlerine Etkisi “, Basılmamış Doktora Tezi, Hacettepe Üniversitesi, 1991.
Özden, Mehmet Cemil “ Bireysel Kariyer Yönetimi “
Razon, Norma “ Meslek Seçiminde İlgiler ve Yetenekler” Yayınlanmamış Rapor, Istanbul, 1988.


Hızlı Okuma
NLP
Koçluk
Hafıza Eğitimleri
NLP İle Liderlik
Ve
Kişisel Gelişimin
Her Alanında
İzmir'in En İyisi

SAYGIN NLP & DANIŞMANLIK 

İZMİR'DEKİ
NLP
ANLAYARAK HIZLI OKUMA KURSLARI
VE
SEMİNERLERİ İÇİN
AYRINTILI BİLGİ:
SAYGIN NLP DANIŞMANLIK
Kıbrıs Şehitleri
No: 30
Daire: 11 Alsancak - İzmir
Tel: 0232 4225954
Cep:0 535 6673224
msn: cemalkondu@hotmail.com
sayginnlp@gmail.com


www.sayginnlp.com
www.cemalkondu.com
www.kesfetkendini.com

Kim Korkar ÖSS'den

Kaderimiz ÖSS

Her yıl yüz binlerce gencin kader sınavı olarak gördüğü ÖSS'nin amacı yükseköğretim programlarına öğrenci yerleştirmek.Sınav süresi 180 dakika. Sınavda adaylara 180 soruluk test uygulanıyor.

ÖSS’de soru dağılımı bilimsel ölçme, değerlendirme ilkelerine göre yapılıyor. Sınavdaki sorular bilgi, kavram, analiz, sentez ve yorumlama, değerlendirme kategorilerinde hazırlanıyor.Öss'yi Kazanmak İçin Kaç Puan Gerekir ?

- ÖSS-SÖZ, ÖSS-SAY, ÖSS-EA veya ÖSS-DİL puanlarından (ağırlıklı ortaöğretim başarı puanı katılmaksızın) en az birinden 160 ve daha yüksek puan almış olmak gerekir.

- ÖSS’de 160’ın altındaki ÖSS puanları için Y puanları (AOBP katılmış) hesaplanmayacaktır.

- ÖSS’de 160.000 185.000 arasında (AOBP katılmaksızın) puan alan adaylar ilgili puan türünde Açıköğretim Fakültesinin bölümlerini ve ÖSYM’nin Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzunda yer verdiği Y puanı ile tercih edebilecekleri bazı önlisans programlarını seçebilirler.

- ÖSS’de 185 ve üstünde (AOBP katılmaksızın) puan alan adaylar lisans (45 veya 6 yıllık) programlarını, Açıköğretim Fakültesini ve Y puanı ile tercih edebilecekleri bazı önlisans programlarını da seçebilirler. Orta Öğretim Başarı Puanı (OBP) Nedir ?

Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) adayların ortaöğretimdeki başarı durumları göz önüne tutulmak suretiyle hesaplanan puandır. Lise 1.,2.,3. sınıflarının yıl sonu ortalamalarından her öğrencinin Diploma Notu hesaplanır.(4 yıllık liselerde lise 4 dahil) Son sınıf öğrencilerinin diploma notlarının toplamının öğrenci sayısına bölünmesiyle Okul Ortalaması oluşmaktadır. Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) diploma notu değil, diploma notunun okul ortalamasına göre aldığı değerdir. Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) 50 ile 100 arasında değişen bir sayısal değerdir. Adayın diploma notu okul başarı ortalamasından büyük ise OBP 100'e yaklaşır. Adayın diploma notu okul başarı ortalamasından küçük ise OBP 50'ye yaklaşır.Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı (AOBP) Nedir ?

Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı (AOBP) öğrencinin OBP'sinin, mezun olduğu yılda okulun ÖSS'deki başarı ortalamalarına göre ağırlıklandırılmış şekli. Her aday için ilgili ÖSS puan ortalamaları kullanılarak SÖZ-AOBP, SAY-AOBP ve EA-AOBP olmak üzere üç tane AOBP hesaplanacak.Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı Nasıl Hesaplanır ?

Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı (AOBP) için, önce Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) hesaplanır. Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) adayların Lise 1., Lise 2. ve Lise 3. sınıf yıl sonu başarı ortalamalarından oluşan diploma notlarına göre ÖSYM tarafından hesaplanır.

Bu işlemi yapabilmek için ÖSYM öncelikle okul diploma notları ortalamasını elde eder. Çünkü OBP öğrencinin diploma notunun okul diploma notları ortalaması karşısında aldığı değerdir. Hesaplanan OBP, yine aynı okulun ÖSS puanları ortalamasına göre ağırlıklandırılır. Böylece ortaya çıkan puana AOBP denir. Derslere Göre Soru Tiyoları

Uzmanların ders bazında dikkat edilmesi gerektiğini belirttikleri önerileri sizler için derledik.

* Matematik: Matematik ve geometri dersinin sayısal puanın oluşumundaki katkısı yüzde 42, eşit ağırlıklı puanın oluşumundaki katkısı ise yüzde 10. Matematik her üç puan türünde yüzdelik oranı açısından yüksek değere sahip. ÖSS'deki matematik soruları içinde sayısal problemler, üçgen, dörtgen, çember ve doğrunun analitiği soru yoğunluğu fazla olan konular.

* Türkçe: Sözcük ve cümle anlamı düzeyinde 15, paragraf düzeyinde 14 - 15 soru geliyor. Sınavdaki soruların üçte ikisi doğrudan anlam bilgisine dayanıyor.

* Fizik: Sorular, fen bilimleri testinin yüzde 43'ünü oluşturuyor. Fizik dersinde şekil çizerek çalışmak bilginin kalıcılığını sağlıyor.

* Kimya: Sorular, ağırlıklı olarak madde bilgisi, atom ve periyodik cetvel, çekirdek tepkimeleri, temel kavramlar, gazlar ve çözeltiler konularından geliyor. Adaylar kimya dersine çalışırken konuların temel bilgilerini, o konunun teorisini en ince ayrıntısına kadar özümsemeli.

* Biyoloji: Sayısal bölümde yer alan biyoloji sorularının çözümünde başarılı olabilmek için temel biyoloji bilgilerinin eksiksiz olması gerekiyor. Bu da ezber yerine düzenli çalışma ve konuları kavramayla sağlanıyor. Biyoloji dersine çalışırken konuyu somutlaştıran şema ve şekiller çizilmesi gerekiyor.

* Tarih: Bu dersle ilgili yaklaşık 19 soru bulunuyor. Bu soruların yüzde 50'si Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi, yüzde 50'si genel tarihle ilgili. Tarih dersinde başarılı olmak devamlı ve planlı bir çalışmayı gerektiriyor. Tarih konularını yazarak çalışmak, bilginin kalıcılığını arttırıyor.

* Coğrafya: Soruların yüzde 50'si genel coğrafya, yüzde 50'si de Türkiye Coğrafyası konularını içeriyor. Özellikle genel coğrafya konuları ezberlenmeden neden- sonuç ilişkisi bulunmalı. Şekillerle ifade edilen coğrafya sorularında ayrıntılara dikkat edilmeli hiçbir veri atlanmamalı.

* Felsefe: ÖSS testinin yaklaşık 10 sorusunu felsefe grubu oluşturuyor. Bu sorular genellikle temel kavramları bilmeyi gerektiren, yorum ağırlıklı paragraf soruları. Adaylar felsefe grubu sorularından sadece verilen bilgilere göre düşünerek, kişisel duygu, düşünce ve ön yargılarını dikkate almalılar.Sınav Kaygısına Dikkat

Hayat başarısı değil

İstanbul Memorial Hastanesi Pedegog Dr. Melda Alantar, sınavının kötü geçtiğini ve bu nedenle başarısız olacaklarını düşünen adayların, bulundukları ortamdan uzaklaşarak, başarısızlıklarını daha olumlu bir şekilde düşünmeleri gerektiğini söyledi.

Alantar, "Eğer öğrenci sınavda başarılı olamadığı için kendini mutsuz hissediyorsa, dövünmek, ağlamak yerine bir tatile çıkmalı. Bu bir sınav başarısıdır, bir hayat başarısı değildir. Bu sınavda başarısız olan çocuklar hayatta da başarısız olacaklarını düşünmesinler. Şimdi spor, yeni etkinliklere yönelebilirler" dedi.

Daha sonra ise başarısızlığın nedenlerinin araştırılması gerektiğini belirten Dr. Alantar, "Sorun bilgi eksikliği mi, heyecan mı? Bu gibi soruların cevapları rehber öğretmenlerle konuşularak bulunmalı. İsteyenlere gelecek yıl tekrar sınava girmeyi düşünebilirler. Eksiklerini gidererek, daha çok deneyim kazanmış olacaklardır" dedi.

KAYGININ NEDENLERİ

•Zamanı iyi kullanamama

•Kötü çalışma alışkanlıkları

•Yüksek beklenti düzeyi

•Mükemmelliyetçi yaklaşım

•Görev ve sorumlulukları erteleme

•Başarısız olma ve başarısız değerlendirilme korkusu

•Felaket yorumları içeren düşünceler

SINAV KAYGISIYLA NASIL BAŞEDİLEBİLİR?

•Çalışmaları ertelememe: Küçük adımlarla başlayın. Ertelemenin bedelini hesaplayın. Kendinizden beklentilerinizde gerçekçi olun. Kendinizi ödüllendirin.

•Mükemmelliyetçi olmama: Kendinize mükemmel olmadığınız zaman da değerli, önemli ve kabul edilebilir biri olduğunuzu tekrarlayın. Bir işi yaparken sadece sonuca değil, sürece de odaklanmayı ve bundan keyif almayın deneyin. Mükemmelliyetçiliğinizle ilgili korku ve kaygılarınızla yüzleşmeye çalışın.

•Zihinsel uygulamalar: Kaygıyı azaltmak için şu düşünceleri değiştirmeniz gerekiyor. "Sınavda başarılı olmak zorundayım. Başaramazsan mahvolurum. Ailemin, komşularımın yüzüne bakamam.Sınavlar benim iyi ya da kötü olduğumu gösterir."Motivasyon Nasıl Sağlanır ?

•Ders çalışırken ön yargılardan uzak durun. "Ben bu konuyu anlayamam", "Bu ders çok zor" şeklinde kalıplarla düşünmeyin.

•Yaşam hedefleriniz üzerinde düşünün.

•Çalışma sisteminizi gözden geçirin ve ders çalışmaya ayırdığınız zaman az ise bunu yavaş yavaş artırmaya çalışın.

•Zor bir problemi çözdüğünüzde veya anlaşılması güç olan bir konuyu başarıyla bitirdiğinizde kendinizi ödüllendirin.

•Yanlışlarınızdan ders çıkarın ve bir sonraki sınavda yanlış yapmamaya çalışın.

•Yapamadıklarınızın üzerine gidin ve neden yapamadığınızı düşünün.

Nerede ders çalışmalısınız?

•Belirli bir çalışma alanı belirleyin ve orayı kullanın. Derslerinize sürekli aynı yerde çalışırsanız bedeniniz buna alışıyor. O yere geldiğinizde çalışmanız gerektiğini hissedersiniz.

•Çalışmak için oturduğunuz yerde çok rahatlayıp gevşemeyin. Uyuduğunuz yerde ders çalışmayın.

•Çalışma odanız fazla sıcak veya soğuk olmamalı, iyi havalandırılmalı.

•Gürültüden uzak durun.

•Posterlere dikkat. Ders çalışma ortamındaki poster, afiş ve resimler dikkatin dağılmasına neden olur.

•Ders çalışırken televizyon izlemeyin.

•Telefon, çalışmaya engel olan mükemmel bir dikkat dağıtıcıdır. Yapmanız gereken günlük telefon konuşmaları için önceden bir süre planlayın ve bütün konuşmaları bir defada yapın.
Hızlı Okuma
NLP
Koçluk
Hafıza Eğitimleri
ÖSS Hazırlıkta Motivasyon
Ve
Kişisel Gelişimin
Her Alanında
İzmir'in En İyisi
SAYGIN NLP & DANIŞMANLIK
İZMİR'DEKİ
NLP
ANLAYARAK HIZLI OKUMA KURSLARI
VE
SEMİNERLERİ İÇİN
AYRINTILI BİLGİ:
SAYGIN NLP DANIŞMANLIK
Kıbrıs Şehitleri
No: 30Daire: 11 Alsancak - İzmir
Tel: 0232 4225954
Cep:0 535 6673224
msn:

TÜRKİYE'DE BURS VEREN KURUM VE KURULUŞLAR

TÜRKİYE'DE BURS VEREN KURUM VE KURULUŞLAR

Tübitak
Abant İzzet Baysal Üniversitesi
Adana Ticaret Odası
Afyon Ticaret ve Sanayi Odası
Akdeniz Üniversitesi Kurulmasına Yardım ve Destekleme Vakfı
Aydın Ticaret Odası
Bilkent Üniversitesi
Boğaziçi Üniversitesi Vakfı
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Ereğli Kömür Havzası Amalebirliği Biriktirme ve Yardımlaşma Sandığı
Çaycuma Ticaret ve Sanayi Odası
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi
Eskişehir Sanayi Odası
Galatasaray Eğitim Vakfı
Gaziantep Üniversitesi Vakfı
Hacı Ömer Sabancı Vakfı
İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı
İzmir Ticaret Odası
İzmit Ticaret Odası
İzzet Baysal Vakfı
Kepez Elektrik T.A.Ş.
Kırıkkale Sanayi ve Ticaret Odası
On dokuz mayıs Üniversitesi Vakfı
Orta Doğu Teknik Üniversitesi Geliştirme Selçuk Üniversitesi Güçlendirme Vakfı
Sema Yazar Gençlik Vakfı
TED Ankara Koleji Vakfı
Türk Anadolu Vakfı
Türk Eğitim Vakfı
Uludağ Üniversitesi Güçlendirme Vakfı
Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörlüğü Vakfı
Türkiye Diyanet Vakfı
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB)
Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK)
İstanbul Ticaret Odası Vakfı (İTO Vakfı)
Fulbright (The Turkish Fulbright Commission)
İCEP Vakfı

6 Eylül 2007 Perşembe

Öss Sınav Sistemi




ÖSS SINAV SİSTEMİ
DEĞİŞİMİN GEREKÇELERİ

 Lise müfredatı ile ÖSS arasındaki uyumsuzluk.
 Üniversitelerin, akademik eğitimde “bilgi”nin gerekliliğine ve temel bilgilerden yoksun bir üniversite eğitiminin mümkün olamayacağına dair görüş bildirmeleri.
 Ölçme ve değerlendirme kriterleri bakımından daha geniş bir içeriğin ve konu yelpazesinin daha objektif sonuçlar verecek olmasının anlaşılması.
 Bilimsel zorunluluğun ve toplumsal beklentinin de bu yönde olması.
 Eski sistemin bir anlamda ömrünü tamamlaması.
 1 puan aralığına düşen öğrenci sayısının istatistiksel olarak çok fazla alması.
 Bir öğrencinin bütün puan türlerinde birinci olma olasılığının, sınavın objektifliğine gölge düşürmesi.
 Öğrencilerin bazı derslerden sıfır çekmelerinin bir kader haline gelmesi.
 Minimum puanların oluşmasında, daha doğrusu üniversiteye yerleşmede yaşanan dengesizliklerin taban puanların oluşumunda istikrarsız bir ortam yaratması.
NELER DEĞİŞTİ ?
 Müfredat (konu ve soru içeriği)
 Sınavdaki soru dağılımları
 Cevaplanması gereken soru sayıları
 Puan türleri, hesaplama modeli ve katsayılar
 AOBP katkı oranları
 Meslek Liseleri’nin müfredatı
 Zaman kullanımı ve sınav süresi
 Ayrıca sınava hazırlayan kurumların profesyonelliğini ölçen kriterler

DEĞİŞİMİN OLUMLU YANLARI
 Müfredatın zenginleştirilmesi ile lise son sınıftaki devamsızlıkların kısmen de olsa engellenebilmesi.
 Geniş içerikle daha objektif bir değerlendirme yapılabilir bir çerçevenin oluşturulması ve böylece ancak hak eden öğrencilerin üniversiteyi kazanabileceği bir sistemin önünün açılması.
 Bilgi olmadan başarının olamayacağına dâir düşünceye kısmen geri dönülmesi.
 Öğrencileri sınava hazırladığını zanneden amatör kursların ve tecrübesiz öğretmenlerin yerine profesyonel kurumların ve kaliteli öğretmenlerin daha ön plana çıkacak olması.
 Alana dayalı derslerin sorularının ve katkılarının artırılması. Böylece öğrencinin alan dışı derslerle meşgul olmayarak kendi alanına yoğunlaşacak olması.
 Meslek liselilere daha dar ama bildikleri bir müfredatın sunulması.
 Her puan türünde ayrı bir birincinin çıkma olasılığının önünün açılması.
 Sınavın, yükseköğretim programlarının minimum (taban) puanlarının oluşmasında sistematik bir denge oluşturacak şekilde yeniden düzenlenmesi.

DEĞİŞİMİN OLUMSUZ YANLARI
 Sistem değişikliğinin eski ve yeni tüm adaylara birden uygulanması. Dolayısıyla bilgi temelinde yetişmeyen önceki adayların (mezunların) tam anlamıyla eğitimini alamadıkları bir çerçeveden sorumlu olarak sınava girmeleri ve zorlayıcı bir risk olarak mezun öğrencilerin bundan etkilenmesi.
 Meslekî alan uygulamasında hâlâ zenginleştirilmeye gidilememesi. Dolaysıyla, Meslek liseli adayların yine bir kısırdöngü içerisinde kısıtlı sayıda bölüme girme mücâdelesi verecek olmaları.
 Sınavın birinci bölümünde yer alan, “Alan-dışı” derslerin katkısının yükseltilmesi. (Örnek: Sayısalcılar için “Soysal Bilimler 1”, Sözel ve Eşit Ağırlıkçı’lar için de “Fen Bilimleri 1” testlerinin katsayılarının artırılması). Ancak yeni hâliyle bu net sayılarının 0.1 yerine 0.2’le çarpılacak olması öğrenci için yine çok özendirici olmayacak. Burada ele aldığımız katsayıların artmasıyla birlikte değişen puan farkı getirisi puan türlerine göre yaklaşık 8 – 10 puan arasındadır. Toplam puanın, 300 olduğunu varsayacak olursak, bu katkı çok kayda değer ve özendirici bir katkı değildir. Çünkü öğrenci zâten kendi alanına yoğunlaşacağı için ve de sınavın kinci kısmında ilk kez karşılaşacağı soruları da çözebilmek ve de kendine zaman yaratabilmek için doğal olarak bu alan-dışı konulara yönelemeyecektir. Dolaysıyla öğrenci 5 tane alan-dışı soru çözüp, 1 tane alan-içi soru çözmüş gibi puan almaktansa, bu mesai için harcayacak olduğu zamanı, direkt olarak kendi alan-içi sorularından yana kullanacaktır.
 Değişimin kamuoyuna sunulmasındaki zamanlama da öğrencileri tedirgin etmiş, öğrenciler gelecek yıl sınava acaba hazırlansam mı, hazırlanmasam mı; veyâ tercih yapsam mı, yapmasam mı ikilemi yaşamışlardır.
 ÖSYM yeni ve köklü bir sistem getirmek yerine eski sistemi tamir ederek ilerlemeye çalışmıştır.
 Sınav sistemini belirleyen yetkililerin, toplumsal bir konsensüse pek açık olmayışı ve bu konuda bilimsel çalışma yapan veya duyarlılık gösteren kurum, kuruluş ve sivil toplum örgütleri ile iş birliği içinde olmamaları da bu sistemin eksiklikleri arasında ele alınabilir.
 Son olarak, değişimin beklentileri karşılayamaması ve gelecek olan 5 yılda üniversite önünde yaşanacak olan yığılmaların önüne geçilememesi de yine bu yeni sistemin olumsuz bir yönü olarak ifade edilebilir.

ESKİ VE YENİ ÖSS
Bildiğini gibi, 2005 ve öncesinde uygulanan ÖSS, iki bölümden oluşmakta ve her bölümde 90 adet soru ile adayların bilgisi ve deneyimleri sorgulanmaktaydı. Bu bölümler: Sözel Bölüm ve Sayısal Bölüm idi. Yeni sistemde ise bu tip bir bölüm ayrımı ortadan kaldırılmış ve sorular bölüm ismi ile adlandırılmayan bir düzen içerisinde ÖSS adaylarının bilgisine sunulmuştur. Demek ki bundan sonra, sınavda genel anlamda Sözel veyâ Sayısal sorular başlıkları, artık kullanılmayacaktır. Sonuç olarak, yeni sistemde sınav, 1. ve 2. bölüm olarak iki kategoride öğrenciye sunulacaktır. Bu bölümleri kısaca ele alacak olursak;
 Bölüm: “Ortak Genel Kültür Dersleri” referans alınarak ÖSS stiline göre hazırlanmış 120 sorudan ve 4 ders kategorisinden oluşan bölümdür.
 Bölüm: “Alan/Bölüm Dersleri” referans alınarak hazırlanan ve bilgi ağırlıklı soruların yer aldığı yine 4 ders kategorisinden oluşan 120 soruyu içeren bölümdür.
1. BÖLÜMÜN ÖZELLİKLERİ
 Lise 1., Lise 2 ve Lise 3 müfredatında yer alan “Ortak Genel Kültür Dersleri”ndeki bilgilerin sorgulandığı bölümdür. Ancak Lise 1 müfredatı ağırlıktadır.
 Yorum, analitik düşünce, muhakeme gücü ve mantık yürütme ağırlıklı soru kalıpları kullanılacaktır. (Bu özellikleri itibariyle ÖSS soru stili diye de adlandırılabilir.)
 Sınava giren her aday bu bölümdeki tüm soruları lise türü ve alan farkı gözetmeksizin cevaplandırmak durumundadır / zorundadır.
 Bu bölümdeki her dersin her puan türüne katkısı vardır. Bu bölüm hem 1. tür puanlar, hem de 2. tür puanlar hesaplanırken dikkate alınacaktır.
 Yine bölümdeki puan türü, Önlisans (2 Yıllık Meslek Yüksek Okulları) programlarını ve Açıköğretim’in Lisans ve Önlisans programlarını seçecek adaylar için yeterli olan bölümdür.
 Ayrıca bu bölümdeki puan türü, Meslek Liseli adayların Meslekî Lisans Programları’nı (4 Yıllık Lisans Programlarını) seçmek için de yeterli olan bölümdür.
 Son olarak şunu da eklemek istiyorum ki, yine bu bölümdeki puan türü, Özel Yetenek Sınavı’yla öğrenci alan programlara önkayıtta, referans alınacak bölümdür.

1. BÖLÜMÜN SORU DAĞILIMI
KATEGORİ DERSLER ESKİ ÖSS YENİ ÖSS DEĞ. ORANI
Türkçe Testi Türkçe 45 30 % 33
Sosyal Bil.-1 Testi Tarih 19 13 % 32
Genel Coğr. 16 10 % 38
Felsefe 10 7 % 30
Matematik-1 Testi Matematik 29 21 % 28
Geometri 16 9 % 44
Fen Bil.-1 Testi Fizik 19 13 % 31
Kimya 14 9 % 36
Biyoloji 12 8 % 33

2. BÖLÜMÜN ÖZELLİKLERİ
Bu bölüm ise, Lise 2 ve Lise 3 müfredatında yer alan “Alan/Bölüm Dersleri”ndeki bilgilerin sorgulandığı bölümdür. Lise 1 müfredatını içermeyebilir.
Bu bölümde bilgi ve akademik yetenekleri yoklayan soru kalıpları kullanılacaktır. (Bu soru kalıpları, kısmen ÖYS soru stili diye de tanımlanabilir.)
Sınava giren ve meslek liseli olmayan her aday, alanıyla ilgili bir lisans programına yerleşmek için bu bölümün sorularını da cevaplandırmak durumunda ve zorundadır.
Bu bölümdeki her dersin, her puan türüne katkısı olmayabilecektir ve sadece 2. tür puanlar hesaplanırken dikkate alınacaktır.

Yine bu bölüm, Meslekî Lisans Programları’nı seçecek meslek liseli adayların cevaplandırmayacağı bir bölümdür.

Her liseli kendi alanıyla ilgili sadece 2 tür soru kategorisinden soru çözümü yapacaktır. (Diğer alanlara da bakabilir, ancak; diğer alanlar için pek zaman kalacağını öngörmüyoruz.) Buna rağmen Ortak alanları seçmek isteyen adaylar 3. bir alandaki soru kategorisini de cevaplandırabileceklerdir. Fakat daha önce söylediğim gibi, zamanı çok iyi kullanarak ve en başta sınava bu strateji ile başlayarak böyle bir yol izlenmelidir. Aksi takdirde, ana alandaki soruları çözemeyip, ana alandan yerleşemeyeceğini düşünen bir aday, sınav ânında bu tür bir strateji değişikliği yaparsa, sonuçlar çok iç açıcı olmayacaktır. Çünkü ortak alan için gerekli olan 3. tür soru kategorisindeki soruları çözmek için hem yeterli zamanı kalmayacak hem de parçalı bulutlu bir soru çözümü yapacağı için, gerek ana alandaki puanları, gerekse ortak alandaki puanları düşük gelebilecektir.

2. BÖLÜM SORU DAĞILIMI
KATEGORİ DERSLER YENİ SORU S. TOPLAM
Edebiyat - Sosyal Bilimler Testi Edebiyat 17 30
Türkiye Coğrafyası 8
Psikoloji 5
Sosyal Bilimler-2 Testi Tarih 13 30
Ülkeler Coğrafyası 7
Sosyoloji 5
Mantık 5
Matematik-2 Testi Matematik 21 30
Geometri 9
Fen Bilimleri-2 Testi Fizik 13 30
Kimya 9
Biyoloji 8

Kaygıyı Azaltmak İçin Pratik Öneriler

KAYGIYI AZALMAK İÇİN PRATİK ÖNERİLER

 Sınavdan önce zihninizde, geçmişteki başarısızlıklarınızı değil, başarılarınızı vurgulayın.
 Başarısızlığa neden olan sebeplerin, yeni başarısızlığa neden olmasına izin vermeyin.
 Kendinize kendi değerleriniz altında bir değer biçmeyin.
 Sınav için olumlu düşünün.
 Sınav: öğrencinin ilgi, yetenek ve çalışma alışkanlıklarıyla kazanılmış olduğu bilgilerin değerlendirilmesidir. Bu sebeple "sınav başarısı ile kişilik değerinizi bir tutmayın".
 Sınavlarda uygulanan testler kişilik testleri olmayıp bilgi ve başarı testleridir. Her hangi bir okulu kazanmak ve üniversiteye girmek bir istek ve tercihtir. "sınavı kazanmalıyım" "kesinlikle şu okula girmeliyim" yerine "sınavı kazanmak istiyorum" "mutlu başarılı olacağıma inanıyorum" diye düşünmek daha gerçekçidir.
 Sınavı kazanmak için şansınız çok yüksek olsa bile, kendinize başka bir amaç düşünün. Bu amacın hayatınıza neler kazandıracağını planlayın.



Kişisel Gelişim Eğitimleriyle İlgili
Ayrıntılı Bilgi İçin
Tıklayın


Eğitimde Başarı İçin Dengeli Başarı Şart

EĞİTİMDE BAŞARI İÇİN DENGELİ BESLENME ŞART!

Sağlık Bakanlığı yeni eğitim-öğretim yılında okul kantinlerinde fast food yiyeceklerin satılmamasını önerdi. Beslenme uzmanları da bakanlığın bu kararını destekliyor.

Yemek alışkanlığının başarıyı büyük oranda artırdığını söyleyen uzmanlar aileleri uyarıyor. Çünkü beslenme eksikliği, kendini öğrenme güçlüğü olarak gösteriyor. Özellikle okul çağındaki çocukların sebze ve meyveyi günde 5 porsiyon tüketmesi şart. Yazarımız Selahattin Dönmez önemli ipuçları verdi.

 Çocukların beslenme çantalarına domates, marul ve tavuklu sandviç koyun.
 Yemeklerin yanına mutlaka salata hazırlayın.
 Ara öğünlerde limonlu suya konulmuş havuç dilimleri yedirin.

Eğitimde başarı için dengeli beslenme şart
Çocukların okulda yedikleri öğrenme kapasitelerini de etkiliyor. Bu nedenle beslenme çantalarına koyduğunuz yiyecekler başarıları için büyük önem taşıyor.

Sağlık Bakanlığı yeni eğitim ve öğretim yılına bomba gibi bir öneri ile başladı. Bu yıl itibariyle okul kantinlerinde fast food yiyeceklerin satılmaması önerisinde bulundu. Çocuklar artık temel beslenme bilgileri ile donanacak ve bir yaşam boyu bunları uygulama fırsatı yakalayacak. Ben de bu konuda ilk beslenme dersini çocuklara Cumartesi Sabah vasıtasıyla vermek istiyorum. ''Sebze ve meyve tüketimini artıralım.'' En kolay mesaj: Günde 5 porsiyon sebze ve meyve, sağlıklı yaşam için vazgeçilmez unsur. "Günde 5 porsiyon meyve" Amerika Birleşik Devletleri''nde, çocukların posa, A ve C vitaminlerini eksik almalarını önlemek için slogan olarak geliştirildi. Nasıl sağlanacağını aşağıdaki öneriler doğrultusunda planlayabilirsiniz.

 Çocuklar yemekleri yerken çok dikkatlidir. Güzel sunulan yiyeceklere karşı dayanılmaz zafiyet gösterirler. Çocukluğunuzu hatırlayın, annenizin yaptığı pırasa yemeğini yemezken, komşunuzda ikinci tabağı istediğiniz olmadı mı? Bu nedenle çocuğunuzun favori yemeklerine sebze eklemekle işe başlayabilirsiniz. Örneğin makarnasını peynir ve havuç rendesi ile karıştırın.

 Çorbalarına haşlanmış taze fasulye, bezelye veya mantarla ekleyin.

 Limonlu suya konulmuş havuç ve salatalık dilimlerini ara öğünlerde verebilirsiniz

 Et yemeklerinin yanına buharda pişirilmiş kabak, havuç, patates
dilimleri koyun.
 Yemeklerinin yanına mutlaka salata hazırlayın. Çocuklara uygun, tatlarını sevecekleri bir salata tarifi: "İnce ince doğranmış marullara, küp şeklinde kesilmiş kabuklu domates, haşlanmış mısır, az dövülmüş ceviz, rendelenmiş havuç ve az miktarda bitkisel sıvı yağ ekleyin."

 Alışverişe çocuğunuzla çıkın. Mevsimine uygun bütün sebzeleri tanıtın, almaya çalışın ve değişik sebzelerin değişik tatlarını birlikte deneyin.
 Sebze yememekte ısrarlıysa bol A ve C vitamini bulunan meyveleri tüketmesine özen gösterin.
STRATEJİNİZİ BELİRLEYİN

1. Düzenli yaşayın. Okul çağı çocukları, düzenli beslenmezlerle, ara öğünlerinde açlıklarını abur cubur ile bastıracak, yemek zamanı da aç olmadıkları için istenilen oranda yemek yiyemeyeceklerdir. Bu yüzden 3 ana 3 ara öğün çocuklar için öğretilmesi gereken ideal beslenme düzenidir.

2. Yemek zamanını beraber geçirin.
Çocuklara besleyici besinleri anlatmak ile onları göstermek aynı etkiye sahip olmuyor. Ailesinin de aynı yemeği yediğini gören çocuk, farklı bir seçenek arama şansına da sahip olamaz. Aile ile birlikte yemek yiyen çocukların, çok daha fazla çeşit yemek yedikleri gözlenen en önemli davranışlardan biridir.

3. Kendi besinlerini seçmelerine olanak tanıyın.
Çocuklara "Kontrol sende, sen de seçim yapabilirsin" duygusunu hissettirdiğinizde, daha fazla yemek yerler. Onların da sizin gibi damak zevkleri, mide kapasiteleri, besin tercihleri olmaktadır.

4. Ara öğünlerin önemini anlatın.
Ara öğünlerin çocuğun gelişmesine katkısı büyüktür. Genellikle okul ortamında yiyeceklerin besin kalitesi düşük, enerjisitir. Evde yapılmış cevizli kek veya sebzeli böreklerin sağlıklı olduğunu anlatın; beslenme çantasına yiyebileceği kadarını koyun.

5. Gün boyunca az yeseler dahi ertesi gün bu açığı kapatabilirsiniz.
Eğer çocuğunuz bir besini nadir yiyor ve bazı öğünlerde daha az yemek istiyorsa endişe etmeyin. Ertesi gün bir miktar daha fazla yemeği öğünlerine ekleyin. İyi gözlemci olmak oluşabilecek kötü olayları engeller.

6. Öğrenmek için iyi beslenmek gerektiğini anlatın.
İyi beslenen çocuklar, eğitim ve öğrenim için daha hazır haldedir. Demir eksikliği davranış, performans ve konsantrasyonda düşüşe neden olur. Hafif düzeyde beslenme eksikliklerinde öğrenme güçlüğü en güzel belirtidir. Et, sebze-meyve, ekmek, süt-yoğurt ve sınırlı miktarda şeker grupları ile sağlıklı yağlardan oluşan menüleri planlayan ailelerin çocukları daha başarılı olmaktadır.

Büyümek için ideal plan

Kahvaltı: Peynir ve sebze eklenmiş bir yumurtalı omlet, 1 dilim tahıllı ekmek, 1 su bardağı süt Domates ve salatalık dilimleri
Ara: 1 adet meyve
Öğle: 1 adet sandviç ekmeğine 2-3 adet ızgara tavuk etinden yapılmış köfte, marul, maydanoz ve domatesle süslenmiş, evde hazırlanmış sandviç 1 adet ayran
İkindi: 1 adet meyve
Akşam: 1 küçük tabak mantarlı tavuk veya et sote 1 kase bulgur pilavı 1 dilim tahıllı ekmek 1 kase yoğurt veya cacık az yağlı salata
Ara: 1 adet meyve


Kaynak:Selahattin Dönmez/SABAH



Kişisel Gelişim Eğitimleriyle İlgili
Ayrıntılı Bilgi İçin Tıklayın